Bir Başka Bodrum; Kaşifler için Bodrum’un az bilinen yüzü

Bodrum denince aklına deniz-güneş-gece hayatı gelenlerden misiniz? Ya da bunları yeterli bulmayan ve bir Bodrum gezisinde daha fazlasını bulabileceğini bilenlerden misiniz?

Yıllardır turistik geçmişiyle gece hayatı ve plajları pompalanan Bodrum’un aslında çok farklı bir yüzü daha var; doğası ve gizli hazineleri.
Bodrum genişçe bir alana yayılmış bir yarımada. Doğudan ana karaya bağlı; Güneyi Bodrum merkezi; Kuzeyi Gölköy- Türkbükü – Gündoğan kısmı; Batısı ise karşısındaki Yunan adalarına bakan Turgutreis- Gümüşlük- Yalıkavak tarafı.

VLUU L210  / Samsung L210

Uzun uzun tarlalar, zeytinlikler ve gelincikler: Bodrum’un Doğusu- Mumcular 

Doğu yani yarımadanın giriş kısmının az bilineninden başlayalım; Bodrum’a henüz girmeden Güvercinlik’i geçtikten 15 dakika kadar sonra MUMCULAR sapağına ulaşırsınız. Bodrum’a doğru devam etmeyip buradan girerseniz iki yanı geniş tarım arazileri düzlükleriyle kıvrılarak uzanan keyifli bir yolda bulursunuz kendinizi. Bu yol üzerinde üzeri dua yazıtlı Osmanlı sarnıçları, yaşlı zeytin ağaçları ve yeşil ekim alanları ile harika bir manzarada nefes almanın keyfini çıkarabilirsiniz. Şanslıysanız ve hava güzelse yol kenarında ufak tezgahlarını açmış köylülerden hemen arkalarındaki araziden taze toplanmış sebze-meyvelerden de edinebilirsiniz. Burada yolların arasına gizlenmiş antik kalıntıları da gezebilirsiniz. Örneğin “Alazeytin” tabelasını takip ettiğinizde kökenleri Leleglere dayanan 4000 yaşındaki antik kent SYANGELA’nın kalıntıları çok büyüleyicidir. Köylülere sorarak bulabilirsiniz; onların verdiği isimle “Kale” diye sormayı unutmayın ;)Tabelalardan seçim yaparak YALIÇİFTLİK sahil kesmine ulaşabilir ve deniz kenarındaki mütevazi balıkçı lokantalarında karnınızı doyurabilirsiniz. Mevsimlerden yazsa hemen önlerindeki plajdan denize girebilir hatta aynı zamanda küçük pansiyonlar olan bu işletmelerde geceyi de geçirebilirsiniz. Daha ileriye devam ederseniz MAZI köylerinin harika doğası, denizi ve sevimli yererl işletmeleri sizi karşılayacak. Yönünüzü Kızılağaç’a çevirirseniz yol üzeri kahvaltıcılar sizi ağırlayacaktır.

??????????

 

Yarımadanın güneyi: Merkez

Buradan Güney’e devam edip Bodrum merkeze ulaşabilirsiniz. Her sene yenilenen Bodrum’u da yeniden keşfedin! Yeni açılan hoş restoranlar ve eski Hadi Gari’nin yerine açılan Bodrum Belediyesinin yeni kültür-sanat merkezi ve aynı zamanda cafe-bar olarak hizmet veren bol Bodrum manzaralı TRAFO güzel keşifler olabilir. Merkez civarında dolaşırken Bitez sahilne uğrayın ve buradan bir sonraki semt Ortakent’e geçin. Deniz mevsimindeyseniz kendine ait ayrı bir plajı olan dekorasyonu ve ruhu zarif MU ART CAFE PLAJ hoş bir keşif olabilir… Ortakent’e gelmişken; burada seraları bulunan harika girişim  (benim de içinde bulunduğum)  “BODRUM TOHUM DERNEĞİ”ni ziyaret etmenizi öneririm. Hibrit olmayan atalık tohumlardan üretilen yerel fidelerden bir kaç domates, biber, patlıcan fidesi eve götürmek ve güler yüzlü “toprak insanları” ile sohbet etmek keyifli olacaktır 😉 ( Müskebi caddesi üzerinde,  Bahçe Restoran’ın tam karşısından seralara girebilirsiniz)

20140611_170053

Yerel pazarlar; Bir yöreyi tanımanın en iyi yolu

Yerel pazarlar; Bodrum’u çevresini keşfetmek için ayrı bir kapı olacaktır. Bodrum’un içinde ve köylerinde kurulan pazarlara çevre kasaba ve köylerden gelen yerel üreticilerin ürünleri iel yörenin yerel otları ve el sanatları ile de uygun fiyatlara tanışmanız mümkün. Buyrun yarımadanın pazar takvimi:

Pazartesi: Göl-Türkbükü pazarı

Salı: Bodrum merkez: Bez pazarı (yerel adıyla çaput pazarı)

Çarşamba: Ortakent pazarı / Gümüşlük pazarı / Bodrum Üretici Pazarı (Merkez pazar yeri)

Perşembe: Yalıkavak (sosyete) pazarı

Cuma: Bodrum merkez sebze pazarı

Cumartesi: Turgutreis (büyük) pazarı.

Pazar: Mumcular / Gümbet pazarı.
Bunların dışında şansınıza belirli köşelerde kurulmuş küçük semt pazarlarına da rastlayabilirsiniz.
bodrum2

Yarımadanın en temiz denizi: Kuzey bölümü- Gündoğan

Yarımadanın kuzeyi eski adıyla Gölköy; yeni adıyla Göl-Türkbükü köylerinin başı çektiği denizi ve plajlarıyla öne çıkan bölüm. Her yerde sıklıkla duyduğunuz sosyetik Türkbükü plajlarından bahsetmeyeceğim. Gölköy’e giderken anayoldan saparak ulaşabileceğiniz Torba köyü (artık Bodrum’a bağlı olan, ne yazık ki “mahallesi” ) de lüks otellerden nasibini aldığından onun da sahil şeridinden söz etmeyeceğim. Yol üzerindeki rengarenk seralar ve işi bilen bir köylüye rastlarsanız mevsiminde görkemli Karadağ’ın eteklerinde toplanan otlar ilginizi çekebilir belki. Buradan kuzeye devam ederken Gündoğan’a gelmeden yolun sol kıyısında sizi ağaçtan rengarenk heykeller karşılayacak. Çekinmeyin patikadan içeri girin; ilerde kulübesinde bu eserlerin sahibi Cuma, siz heykelleri incelerken size hiç dokunmayacaktır. Ne zaman ki siz sohbet istersiniz, o zaman sizi mutlaka çayı tüten sofrasına davet eder. Sohbeti kadar eserlerinden satın almak da güzel bir kazanım olacaktır ;)

20140601_173842
Yine kuzeye devam ettiğinizde Gündoğan köyü karşınıza çıkacak. Gündoğan’ın plajları son yıllarda oldukça revaçta. Temmuz- Ağustos gibi yüksek sezonda çok kalabalık olduğunu belirtmeliyim. Merkez yerine sol koldan devam Batıya devam eden yoldan girerseniz daha farklı plajlara ulaşabilirsiniz. Buralardaki Yunanca isimli mekanlarda güzel sabah kahvaltıları da veriliyor. Ayrıca yarımadanın en kuzeye bakan noktası olduğundan (tam karşısında Didim- Akbük limanını görebilirsiniz) burası yarımadanın en temiz denizi. Serin olmakla beraber açık denize baktığından bir sonsuzluk hissiyle yüzüyorsunuz burada.
VLUU L210  / Samsung L210

Bodrum’un Batı’ya bakan yüzü: Gümüşlük

Ve gelelim Batı kıyılarının en Batı ucuna… Gündoğan’dan batıya devam ettikçe sırasıyla; Yalıkavak, Gümüşlük ve Turgutreis beldelerine ulaşırsınız. Yalıkavak son yılların popülarite yıldızı parlayan köylerinden oldu. Kendi adıma sahil şeridini halkın yürüyüşüne ve manzarasına kapatan lüks Marinasını tavsiye etmeyeceğim. Onun yerine başınızı Yalıkavak’ın tepelerine çevirip patika dağ yolundan arabanızla Sandıma köyüne çıkmanızı tavsiye ederim. Terkedilmiş bu eski Osmanlı köyüne yaz vakti ise sabah erken ya da akşam üzeri çıkıp uzun bir yürüyüş yapmanızı tavsiye ederim. Eski evler ve Yalıkavak’a tepeden bakan müthiş doğasını belgelemek için fotoğraf makinenizi unutmayın! Burada yaşayan tek yerleşim, ressam bir çiftin hem yaşayıp hem çalıştırdığı “Sandıma Sanat Evi”. Sohbetlerine ortak olup yöreye dair harika meseller dinleyebilir, çaylarını içebilir ve eserlerinden satın alabilirsiniz. Burada yiyip içme ücreti yerine bağış geçerli ;)Aşağı inerken Yalıkavak içine girmeden yol üzerindeki bahçe içi kahvaltı mekanları harikadır, bilginize.Bir kahvaltı mekanı önerisi de; Yalıkavak-Geriş yolu üzerindeki ZEYTİNALTI. Tamamen ev yapımı ve doğal ürünlerden bezedikleri sofranızın yeşillerini hemen arkadaki tarladan getiriyorlar. Yumurta, süt, peynir de kendi emeklerinin ürünü. Fazla gıdadan benim başıma geldiği gibi kızarabilirsiniz dikkat! 😉 Yalıkavak gezinizi Perşembe gününe denk getirirseniz buranın renkli pazarını da görmüş olursunuz.
Yarımadanın en Batı ucu olan Gümüşlük’te (eski adıyla Myndos) günü batırmak yerinde bir seçim olacaktır. Gümüşlük’e Bodrum istikametinden gelirken yukarıyı işaret eden Karakaya tabelaları göreceksiniz. Mutlaka uğrayın! Gümüşlüklülerin atalarının eski köyü olan şimdi terkedilmiş ama yeniden yapılanmakta olan büyülü bir dağ köyü burası. Burada gizli olan Tel Dolap’da harika bir manzaralı akşam yemeğini de tercih edebilir hatta sevimli odalarında konaklayabilirsiniz.
“Deniz kenarı isterim” derseniz, Karakayalılar gibi aşağıya göçer ve Gümüşlük’e inersiniz. Burada sahil boyu balıkçı lokantaları zaten meşhur. Biraz daha yukarıdaki balık pişiricisini deneyebilirsiniz. Burada daha uygun fiyatlara güzel bir sofra kurabilirsiniz. El sanatları çarşısını da gezmeyi unutmayın. Gümüşlük sahilinde, görünenler kadar görünmeyen ev pansiyonlar da var. Daha uygun ve daha “yerlisi gibi” kalmak için bunları soruşturun…
bodrum4

Son notlar; Dereköy ve Kavak Deresi civarında müthiş doğa yürüyüşleri ve piknikler yapabilirsiniz. Turgutreis’te günü batırıp yaz vakti Akyarlar’ın minik ve sevimli sahilinde dondurma yemeyi unutmayın. Yakaköy Dibeklihan’da bir Orta Çağ şatosu atmosferinde sergi gezmek ve kahvaltı-akşam yemeği keyifli. Bitez’deki Cevat Şakir müzesini, Bodrum merkezdeki Denizcilik Müzesini ziyaret edin. Yol kenarlarındaki tarlalardan ücret karşılığı dalından meyve toplamak serbest. İlla beach isterim ama doğadan da vazgeçemem derseniz Aspat mevkiindeki Aspat Beach’i tercih edin; burada doğallık, sanat ve sadelik birarada. Keşifçi olmaya devam edin, herkesin bilmediği bir Bodrum’u yaşayın;)

Mia♥

Miapin

fotoğraflar: Mia Pelin Özdoğru

yazı ilk kez Dekorasyon Perisi İnternet Dergisinde Mayıs, 2014 tarihinde;http://www.dekorasyonperisi.com/bir-baska-bodrum-kasifler-icin-bodrumun-az-bilinen-yuzu/  adresinde yayımlanmıştır.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s