OYUNA “AŞK’LA” UYANANLAR – Lost üzerine düşürdüğüm damlalar!

 

lost

Bu akşam bir efsane sona eriyor… Aslında sona ereli 5 yıl oldu ama ben, dedem ve bizim gibi bu sezon takip etmiş olanlar için son bölüm bir kaç saat sonra başlayacak…
Efsanenin adı “LOST”. Bundan 3 ay kadar önceydi. Dedem bir akşam telefon açtı ve “bunu mutlaka izlemelisin!” dedi. Dizi takipçiliği ile aram pek iyi olmadığından çok üstünde durmadım önce. Ama dedeciğim öyle ısrarcıydı ki ortasından diziye dalıp şöyle bir bakmaya başladım. Sonraki akşamlar dedem her akşam dizi başlamadan 5 dakika önce arar olmuştu “açtın mı başlıyor” diye 🙂 Bir hafta sonra dizinin müptelasıydım, dedem haklıydı!..
Bu diziye neden bu kadar takıldığımı düşündüm… Çok zekice yazılmış senaryosu için mi; izlemem için ısrar eden dedemle paylaştığım çocukluğumdan beri sevdiğim uzay-zaman arasında gidip gelmeleri resmettiği için mi, tropikal, insanın kirletmediği tertemiz doğaya ait bir adada geçtiği için mi, müthiş dinler tarihi ve mitoloji göndermeleri için mi?..

e) Hepsi ve daha fazlası 🙂

(Buradan sonra diziyi izlememiş olanlar ve sürprizlerini bozmak istemeyenler yazıyı okumasın)

jacob bro*aynı annenin karnından doğan iyilik ve kötülüğün simgesi iki kardeş. Arkadan öne: İsmi manidar “Jacob” (Yakub) ve isimsiz yakışıklı “kötü” kardeşi 🙂

Son bölümlere doğru anladım ki dizinin beni sarsan; her bölümün 4 tekrarında da 4 kez aynı şiddette ağlatmayı başaran satır araları AŞK’la ilgili olanlardı!.. Bir uçak kazası sonucu, haritalarda ve radarlarda görünmeyen bir ıssız adaya düşen herkesin aslında ortak bir özelliği vardı: Hepsi dünya yaşamlarında çok da mutlu olamayan; bilmedikleri bir gerçeği arayan toplumun “arızalı” insanlarıydı… Kader (ya da Jacob) hepsini aynı uçakta toplayıp bu tropikal adaya düşürüyor. Adaya ayak bastıktan sonra dünyevi yaşamın izleri, kuralları yavaş yavaş yıkılıyor, maskeler indiriliyor… Ve orada esas kimlikleri, hakikate yakın duruşlarıyla “kendileri” olmayı deneyimliyorlar, hiç tanımadıkları insanlarla dayanışma içinde kalarak…
Daha sonraki bölümlerde dünya hayatlarına dönmenin yollarını bulup sonrasında da paralel şekilde iki dünya arasında gidip gelirken uyanmalarını sağlayan anahtar ise elbette “AŞK” oluyor… Elbette dedim çünkü bu biz “gölgeler dünyasında” yaşayan tüm insanlar için de kapıları açan bir anahtar 😉
Bir an için bile hakiki aşk’ı hissedenler gölgeler dünyasından uyanmaya başlıyor! Ve sonra da birbirlerini uyandırmaya… Yavaş yavaş paralel dünyadaki aşklarını buldukça hakikate uyananları her izlediğimde işte bu yüzden ağladım! Her tekrarda aynı coşkuyla! Sanırım küçük bir “LOST gözyaşı sürahiciği” doldurmuşumdur! 🙂

104004A.TIF
Bir dizi bölümünün 4 tekrarı 4 defasında da aynı heyecanlı kalp atışları ve aynı gözyaşları ile izlenir mi? Lost sezon 6 bölüm 14 sonrası son 4 bölüm böyle izlendi… Kate’in vurulduğu sahnede kalp atışlarım 120’ye çıktı sanırım! :p ve denizaltında onlarla birlikte sıkıntıdan boğuldum, Kwonların elele suyun altında kalışlarıyla her sefer aynı sayıda gözyaşı damlası döktüm! Hatta ilk seyredişimde bu hisler o kadar şiddetliydi ki, bir kaç kez eski profesyonelliğimi geri çağırıp (eskiden film eleştirmeni idim ve senaryolara dışarıdan bakıyordum) senaryo – sahne olarak izlemeye çalıştım ama birazdan yine içeride buldum kendimi!

claire charlie

 

“Onu ilk gördüğüm anda sanki ona hep aşıkmışım gibi hissettim”
“Eğer bütün bunlar yaşamamız gereken hayat değilse… Eğer asıl hayat başka bir gerçeklikte yaşanıyorsa…”
“Sana da oldu di mi?.. sen de hissettin!… Aşkı hissettin”

“İki insanın birbirine bağlı olabileceğine inanır mısın? Ruh eşi gibi”
“Söylesene seni tanıdığını söylediğinde ona inandın mı?
“Evet”
“Bence içgüdülerini dinle ve onu nereden tanıdığını bul!”

“Ya bu olanların hepsi bir SEBEP yüzünden oluyorsa?”

İşte Lost’u tarif eden diyaloglar… Bir de bu diziyi nihayet izlememi ve hayatımda pek çok güzel kapıyı daha keşfetmemi sağlayan dedeciğimle aramızda dizi üzerine geçen bir diyalog:
Dede- “Claire nasıl da bebeği iki tarafta da doğurdu”
Ben-“Evet yaa ikisinde de Kate doğurttu; ikisinde de aynı bebeği doğurdu!”
(Lost izlemeyen) Kardeşim- Nasıl yaa?
Ben- Boşver anlamazsın biz dedemle LOST’ça konuşuyoruz
Dedem-Hihhi!
🙂

Her akşam dizinin bittiği saat 21:45’te dedemin telefonu çalar ve o geceki bölümün heyecanıyla karşısında bıdır bıdır konuşan beni dinler gülerek 🙂 Bu akşam son kez o saatte çaldıracağım telefonunu 😦
LOST bana dedi ki; Hakikat o “Ada” oradaki basit, en temel düzeyde yaşanan hayatlar, dayanışma, hayatta kalma ve kendinin en derin cevherini kullanıp “kendin” olmaktan başka hiç bir şey yapılmayan o ada… Yansımalar dünyasının gereksiz hiç bir detayının olmadığı o saf, basit, kirli t-shirtlerle ama temiz seçimler yaparak birlikte yaşamaya çalıştıkları ada! Gerçek aşkların kavuştuğu, ruhların birbirine dokunduğu ada…
Gölgeler dünyasında ise, sokakta ilk kez gördüğü kişinin “eş ruhu” olduğunu söyleyip “tımarhaneye” kapatılanlar, şok anlarında “paralel hakiki hayatlarını” anımsayanlar, ve o noktadan sonra egolarını terk edip insanlara inanmayı seçenler… Bu diziyi seviyorum!
Hakikat’e uyanan biri gölgeler dünyasında diğerlerini de uyandırmaya karar verdi sezon 6 bölüm 14’te… (Dizinin cevherini anlamak için bu bölüme göz atmanız bile yeter). Gözlerindeki “uyanış” ışığı gözlerimi delip geçti! Bu diziyi neden sevdiğini anlayan kalbimi de!..

cavelost

Adanın sırrı, gizli bir mağaranın derininde yatan gizemli bir “IŞIK”… Adaya getirilenlerin ve o gizli mağara duvarında adı yazılı olanların görevi bu ışığı korumak… Çünkü: “adada ışık sönerse her yerde söner”… Bu ışıktan her insanın içinde bir miktar var… İşte LOST adasının sırrı! “Orada ne var?”, “Yaşam, Ölüm ve Yeniden doğuş”…

Ve LOST son sahnelerinde, üzerinde tüm dinlerin sembollerinin olduğu kilise vitrayının önünde konuşan “Christian Shepherd”‘ın ağzından dedi ki: “Hayatının en önemli dönemini yaşadığın insanlarla “orada” yeniden buluşursun… Kimse yalnız yapamaz senin onlara ihtiyacın var, onların da sana…” “HATIRLAMAK VE BIRAKMAK İÇİN BURADAYIZ…” 

lost cave*mağara duvarında adaylar arasında kendi adını arayanlara selam olsun :p 🙂
Mia

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s