Kışlıkları kaldırma, fazlalıkları bırakma vakti!

bahça

Dün baharın kendini iyiden iyiye gösterdiği bir gündü bizim buralarda… Bahçede, kısa kollularla güneşten kaçıncaya dek vakit geçirdik! Geçen yıl tam da bu zamanların (21 Mart Ekinoksu ve 22 Mart Dünya Su Günü’nün) sağlam bir fırtına ve yağışla geçtiğini düşününce bu seneki yaza benzeyen bugünler, pek de dengeli görünmedi bize. Sıcak bir yaza hazır olmalı!..
Böyle bir Güneş’in yönettiği Pazar (Sun-day) gününün bahçe sonrası güneşten pembeleşmiş kollarımla eve girince kendimi kışlıkları hurca yerleştirirken buldum 🙂 Bodrum Nisan’ının yağmurlu günler getireceği kesin (umalım!) ama artık buralarda uzun süre yünlüler giyilmeyeceğini fısıldadı kulağıma güneş! 😉
Keyifle dolabımdan kalınları ve yünlüleri ayırırken başka bir şey fark etmeye başladım… Giysiler, ne kadar uzun ömürlüler! Tekstil güçlü bir sanayii ve kaliteli olan her şey gerçekten uzun yıllar kalıcı oluyor. Buna el işi giysiler de dahil! Hangi yıllar aldığımı anımsadığım bir çift çorap düşündürmeye başladı bunları bana… Seneye 10. yılı olacak! Ve hala sağlam duruyor çekmecemde. Bu arada “tek çoraplar gezegeni”ne kaçmış eşlerini kaybetmiş mahsun çorapları da ayırıp başka bir yere koydum belki bir gün dönüp gelip bulur eşleri onları diye :p

çorap
Bu tasnif ve toparlama işinin sonucunda vardığım ise şuydu: Ne çok biriktitiriyoruz! Giysiler bu kadar uzun ömürlü ve sağlamken neden bu kadar çok çeşitlendirip ufak farklarla benzerini ediniyoruz? Yıllar içinde giderek çoğalan “kümülatif bir yığın” çıkıyor karşımıza. Ve bunları nerelere sığdrıacağımızı, kimlere dağıtacağımızı şaşırıyoruz sonunda. Elbette bunu pompalayan, tüketim toplumunun üreticisi olan kültür endüstrisi. 19. yüzyıldan bugüne şaşmadan dönen güçlü bir çark!

Ama çarka çomak sokan da farkındalıktır 😉 Bir şeyi fark edip, oturup üzerine biraz düşündüğünüzde artık çark sizi bir daha eskisi gibi alamaz içine… Ve dolaplar ağlamaz, bereketiniz savrulmaz, kayıp çoraplar gezegeni bile bundan nasiplenir, nüfus patlaması yaşamaz! 😉
Mia ♥

Reklamlar

Kışlıkları kaldırma, fazlalıkları bırakma vakti!” üzerine bir yorum

  1. Eskiden giyisiler daha dayanikliymis. Mesela ben babamin yagmurlugunu hala bugun giyebiliyorum. Bugun ayni markadan aldigimda ise hemen yipraniyor. ayakkabilarda da ayni sey gecerli. Ama inanir misin ben 1 senedir ayni kot ve ayakkabiyi giyiyorum. Insaat sektorunde olunca 2 kot 4- tshirt sana yetiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s