Tepelerde bir güzel Ada; ADATEPE ve dünyanın ilk Biyodinamik evi!

Bu “Ada”ya gönlüm ilk ne zaman düştü, ben de hatırlamıyorum… Yıllar önceydi bir yerlerde haberleri karşımıza çıkmaya başlamıştı. Kaz Dağlarının ortasında küçük, sevimli ve korunmuş bir köy olması; Zeytinyağı müzesinin ilgi çekiciliği ve Adatepe zeytinyağlarının üzerinde arz-ı endam eden bir zamanların Adatepe’li Rum güzeli Refika’nın hüzünlü, gizemli portresiydi belki çeken ( http://www.adatepe.com/ ). Dedemle, sırf bu zeytinyağından almak için Pazar günleri Pendik sahilindeki bir süpermarkete uzun yolculuklar yaptığımızı hatırlarım 🙂 Çok sevdiğim bir dostumla da yıllarca Adatepe hayalleri kurduğumuzu… Bilmem kaç bin defa diledik bu köyü yaşamayı 🙂 Yıllar geçti, tam da dileğimi unutmamla (evrenin en “dandik” kuralı derler ya; istemeyi bıraktığında sahip olursun 😉 ) kendimi Adatepe’de bulmam bir oldu. Hatta sadece tatil ya da öyle bir kaç günlük geziyle değil, neredeyse yarı-Adatepeli bir durumda; burada yeyip içerken, çalışırken, yerlisine komşu, yabancısına ev sahibi; aylarca burada yaşarken buldum kendimi…

VLUU L210  / Samsung L210A1
Zeus’un köyü
Homeros’un İlyada destanında bile kendine yer bulmuş bir köy Adatepe; Zeus’un Troya savaşını belki de bu köyün tepelerinden (Gargaron Tepesi) yönettiği düşünülür. Bugün köyün girişinde birkaç yüz metre yürüyerek ulaşılabilecek tarihi taş yapının “Zeus Altarı” (sunağı) olarak adlandırılması da bundan belki… Altarın yakınında yatırı olan Dede’nin hikayesi beni daha çok cezbeder… Şöyle ki; dağın karşı yamacındaki bir başka yatırı olan “Dede” ile geceleri birbirlerini iade-i ziyarete giderlermiş… 🙂
Edremit körfezinin kuzey ucunda; Balıkesir- Çanakkale sınırlarında kalan Küçükkuyu beldesine bağlı bir köy Adatepe. Selçuklu döneminde nüfuslanmaya başladığı düşünülüyor. Köye dair bir ilginç not da, tüm bu zamanlar içinde “Adatepe”den başka bir ad almamış olması. Sonraları Midilli göçmenleriyle, Rum ve Türk nüfus uzun yıllar bir arada barış ve bolluk içinde yaşamış. Köyün aşağı kısmı Rum mahallesi, üst kısmı Türk mahallesi diye anılıyor bugün bile. Rum kızı Refika’nın öyküsü de bu dönemlere rastlıyor.

ZeusDSCN1348
Refika’nın Öyküsü
Refika (Rum adıyla Rebeka) köyde çok sevilen, neşeli, düğünlerde şarkılar söyleyip dans eden bir Rum güzeliymiş. Herkes zeytin toplamaya onunla birlikte gitmek istermiş, çalışırken güzel sesini dinlemek için… Refika’nın köyde iki aşığı varmış ama güzelin gönlü birine aitmiş. Tatlı günler geride kalıp Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Refika’nın sevdiği, savaşa gitmek üzere köyden ayrılmış. Sonrası karanlık. Sevdalısının askerden firar edip köye geldiği Refika’nın diğer aşığını vurduğu, ardından Refika’yı bir Rum komutanın alıp Midilli’ye götürdüğü gibi rivayetler mevcut. Hatta Midilli’ye gittikten sonra Refika’nın güzellik kraliçesi seçilmesi gibi bir hikayeyle de taçlanıyor efsane.

refika

Savaş sonrası Türk ve Rum halklarının da araları açılmış ve mübadeleyle birlikte Rum nüfus köyden göçmüş… Modern zamanlarda ise giderek kıyı kesimlerinin sanayileşmesi ve cazibesi Adatepe köyünün genç nüfusunu dağdan aşağı çekmiş… Bugün köyde 25 hane ve 70 kişi kalıcı olarak yaşamakta.
1989 yılında SİT alanı ilan edildiğinden, köyün eski taş binalarını korunmuş halde görmek mümkün. Bir zamanlar fırını, hamamı, meyhanesi, zeytinyağı fabrikası bulunan köyün bugün bir bakkal dükkanı yok:) Taş Mektep diye anılan köyün 1943 yapımı ilkokulu bir süre kapalı kalmışsa da bugün Adatepe’ye yerleşmiş kişilerce hayata döndürülmüş. Taş Mektep’te yılın belli zamanlarında keyifli ve özel konular üzerine seminerler düzenlenmekte, eski okul bir nevi akademi gibi çalışmakta. (Astronomiden ekmek yapımına uzanan program yelpazesi için bkz http://www.tasmektep.com/ )

A4 A7 VLUU L210  / Samsung L210
90’lı yıllarla birlikte köye dışarıdan gelip yerleşenlerle nüfus biraz çoğalmış. Bugün yerlileriyle köyü tercih ederek gelenler uyum içinde yaşıyor.
Tatlı tatlı yanık ot, kekik ve lavanta kokuları arasında, tek duyulan sesin özgürce dolaşan keçilerin boynundaki çıngırak seslerinin olduğu köyün taş sokaklarını solumak; birkaç şirin ve otantik dükkan ile mahalle aralarındaki sanatçı atölyelerini keşfetmek ve ulu çınarların altında bir kahve içmek için mutlaka yol düşürülmeli 😉

A15 A3

Permakültür, Dört Element, Feng Shui uygulanan bir “köy evi”
Köye +1 nüfus kattıkları minik oğulları Uras Olgun ile birlikte yaşayan Esenay – Burhan Eltan çiftinin evi tipik Adatepe mimarisine uygun planlanmış. Bir avlu etrafında iki ayrı binadan oluşan evlerinde 3 yıldır yaşamaktalar. Avludaki ilk ev olan “kaynana evi” 1900’lerin başlarında yapılmış. Diğer eve gelin gelince kaynana buraya gönderilmiş 🙂 Gelinin geldiği ev ise ev sahipleri burayı satın aldıklarında sadece temel kalıntısından ibaretmiş. Müteahhitlik de yapan Burhan bu evi köydeki klasik mimariye bağlı kalarak temelleri üzerine yeniden inşa etmiş. Diğer orijinal binanın dokusuna uygun olabilmesi için de taş ustaları getirmiş; sonuç oldukça başarılı…
Evin ilginç bir özelliği; tarımda kullanılan “Biyodinamik takvim”e uygun olarak inşa edilmiş olması. Ekim, dikim ve bakımların gökyüzü ve iklim koşullarına göre şekillendirildiği takvim, ezoterist-bilim adamı Rudolf Steiner’in 1924 yılında vermeye başladığı derslere dayanıyor. Biyodinamik tarım ; takımyıldızların döngülerini, evrensel ritmleri kerteriz alan, mevsimsel koşulları gözeten, dönüşümle kendi kendine yetme amaçlı ekolojik ve kimyasal karşıtı bir sistem.

B1B2
Burhan bu sistemi evin inşaası sürecine uygulamış. Dediğine göre dünyada gerçek ev boyutlarındaki bir yapıya ilk kez uygulanmış. Şöyle ki; eline biyodinamik takvimi almış ve dört elemente göre; Hava günlerine çatı, pencereler, kapılar (havayla temas sağlayan kısımlar) yapılmış; Ateş günlerinde harçlar karılmış, Su günlerinde evin kanalizasyon tesisatı döşenmiş, Toprak günleriyse en rahatıymış duvar örme gibi pek çok iş bugünlere denk getirilebiliyormuş…
“Ustalarla papaz olmadın mı?” soruma “Eh biraz olduk!” diye yanıt verdi:)) Örneğin çatı döşenirken Su günlerine ya da “Hiçbir şey yapmama” günlerine girilirse Burhan şantiyeyi stop ediyormuş ve bir dahaki Hava gününe kadar ustalar söylenerek boş bekliyormuş! “Ama baştan anlaşmıştık” diye de ekledi 😉
Ağacın sıcak dokusu
Avludaki ahşaptan çardakta bebekleriyle günlerini geçiren, taş fırında ekmeklerini pişiren bu genç çiftin evi Horasan harcıyla inşa edilmiş. Eski bir Türk geleneği olan ve Anadolu’da varlığını sürdüren bu sistemle binanın daha dayanıklı olması amaçlanıyor. Çevreci duyarlıklara sahip çift arka bahçelerinde permakültür (sürdürülebilir tarım) yapıyor ve bahçede organik atıklardan kompost üretiyorlar böylece gübrelerini de sağlıyorlar.
Ev iki katlı, taş ve ahşaptan mürekkep bir bina. Girişte sağda sevimli bir mutfak – mutfak dolaplarını mekana uygun olarak teknelere üretim yapan İngiliz bir dostları tasarlamış- yanında ayaklı küvet kullanılmış bir banyo var. Mutfak-banyo ikilisinin karşısına evin oturma odası denk geliyor. Şömine ısıtma sistemli kaloriferle donatılmış ev daha önce kuzine soba ile ısıtılıyormuş. Gerçi henüz (Ekim sonunda) genç çift ısınma işine girişmemişti 🙂
Giriş holündeki desenli karo çini yer döşemeleri ve köşelere yerleştirilmiş raf görevi gören ham ağaç parçalar ortamı sımsıcak kılıyor. Buradan yöresel kara çam ağacından yapılmış kıvrımlı bir merdivenle üst kata çıkılıyor. Merdiven altı aynı ağaçtan bir kapıyla ayrılmış küçük bir depo olarak değerlendirilmiş.

B20 B17
Üst katta çiftin yatak odası, misafir odası, kitaplığın bulunduğu hol ve avluya bakan balkon var. Yerler ve tavan tamamen doğal ahşap döşeme. Ebeveyn odasının sıcak ve sade yapısı biraz da ev sahibi ve aynı zamanda evi yapan kişi olan Burhan’ın Feng Shui bilgisinin göz kırpmaları. Misafir odası daha renkli ve neşeli dekore edilmiş, konukların kendilerini iyi hissetmeleri için olsa gerek 😉

B9 B7
Minik Uras Olgun bu çokça doğal ve sevimli evin içinde her köşede özgürce dolaşabiliyor. Güler yüzlü ve konuksever çift için Adatepe’nin en genç ama dokuya en kolay nüfuz eden ailesi desek yersiz olmaz…

Fotoğraflar: Mia Pelin Özdoğru

fotoğraf (8)Mia

Yazı ilk kez http://www.dekorasyonperisi.com/tepelerde-bir-guzel-ada-adatepe-ve-dunyanin-ilk-biyodinamik-evi/ adresinde yayınlanmıştır. Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek kullanılabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s